Haber Detayı
07 Mayıs 2020 - Perşembe 11:15 Bu haber 1325 kez okundu
 
ERBAA İÇİN GEÇ OLMADAN...
FATİH KAPLAN YAZDI..
GÜNDEM Haberi
ERBAA İÇİN GEÇ OLMADAN...

  Bir toplumda salgın varsa bu salgın hepimizi ilgilendiriyor ve hepimiz çözülmesi için elimizden geleni yapacak isek o zaman toplumun tüm kesimleri elini taşın altına koymalıdır. Yerel yönetimler de bu işin lokomotifi olmalıdır. Bu işin partisi, partizanlığı, dik kafalılığı, bir yanlış, ihmal veya kusur varsa düzeltmemek olmaz. Olmamalı. Yanlışta ısrar etmek yanlış yapmaktan kötüdür.

   Burada merkezi yönetimle beraber Yerel yönetimlere de çok iş düşmektedir. İşin en başından itibaren kurulması gereken acil durum masası kurulup şehrin hangi noktada, neye ihtiyacı varsa giderilmesi için elden gelen yapılmalıydı.

  Şu zamanda, ilk öncelik virüsle mücadele olması gerekirken, maalesef bu konuda çok ama çok geride hatta sınıfta kaldığımızı kabul etmeliyiz.

  Kriz masasına gelecek olan bildirimler ani ve hızlı kararlarla çözüm için eyleme dönüştürülmeli. Gerekirse devletin tüm imkânlarının seferber edildiği bir dönemde el birliğiyle mücadele sürdürülmeliydi.

  Seyyar aşevi kurularak karantinadaki mahallelerde sıcak yemek dağıtımı yapılmalıdır.

  Belediyenin sosyal yardımlarını bilmiyorum ama şu anda bu yardımların geçen yılın üç katına çıkması sağlanmalıydı. (Kaynak veya borç lafını bir kenara bırakarak ki gerçek borcu, gelen kaynağı ve bu dönemde gelen ek kaynakları hepimiz biliyoruz. Bunlar bahane üretme aracı olmaktan çıkmalı artık.)

 Pazar yerlerinde yapılması gereken kurallara tam anlamıyla uyulmadı. Görevliler işini yapmadı demek biraz suçlayıcı tavır olur ama üzerine biraz daha düşselerdi belki durum daha farklı olurdu. (Mesela; Pazarda her tezgâhın önüne birer metre sosyal mesafe şeridi çekilmiş olsa ve satıcılara eldiven maske cidden zorunlu olsa ki hiçbir esnafın ben kurallara uymayacağını tahmin bile etmiyorum)

  Yöresel ürünler Pazar yerine pazarcı esnafı yerleştirilip denetimler sıkı tutulsaydı belki pazarlardan yayılma ihtimali en aza indirilirdi. Böylece bugün ekmeksiz kalan sebzeci, iki aydır işsiz olan diğer pazarcı esnafı mağdur olmazdı. Şimdi 300 e yakın insan işsiz ve ekmeksiz.

  Şehrin farklı noktalarına yerleştirilen elbise toplama kutuları virüs yayma tehlikesine karşı toplanılmalıdır.

  Merkezde yapılan temizlik riskli bölgeler belirlendiğinde kesintisiz yapılmalıydı. Bu ve benzeri daha birçok önlem belediyemiz tarafından alınmış olsaydı belki de bugün bunları yazamayacak ve bu karantina sürecini yaşamayacaktık.

 Eleştiriye açık olmak ve yanlış varsa düzeltmek eğer bizim eleştirimizde yanlış varsa bizim düzeltmemiz en doğru olanıdır.

  En başta söylediğimiz gibi herkes üzerine düşeni yaparsa ancak o zaman üstesinden gelebiliriz. Sadece yerel yönetim değil tüm kesimler.

  Örneğin mahalle camisinin imamı mahallenin zengininin kapısını çalıp bu yıl ki zekâtı, fitresi hayrı her ne ise alıp mahalle bakkalında garibanın borcunu kapatabilirdi.

  Öğretmen, sınıfında fakir öğrenciye htirmeden zengin öğrencinin velisinden alıp diğerine köprü oluşturabilirdi.

  Erbaa sporumuz gibi nice takımlar trilyonları futbola harcarken bir yıl da transfer yapmayıp bu parayı ilçenin garibanlarına dağıtabilirdi. Veya yeni kurulan takımların finansörü olan zevatlar, adacıklara gidip zevki sefa yapacaklarına bu yıl ki paralarının bir kısmını kendi milletinin zor geçinen insanlarına ayırabilirdi.

  Korona Virüsle mücadele kapmasında Türkiye normalleşme sürecine girmeye başlarken Erbaa’da iki mahallenin karantinaya alınması ve semt pazarlarının kapanması hoş olmadı. Bu durum illa ki birlerinin suçlu olduğu anlamına gelmiyor. Veya her hangi bir mahallenin kurallara uymadılar ve her şey onların yüzünden oldu demekle de bu iş çözülmüyor.

  Velev ki tüm suç iki mahallenin o zaman bu mahallelerin geçim derdini, nasıl hangi ortamda çalıştığını ve evine ekmek götürmek zorunda olduklarını da göz önünde bulundurmak zorundayız. Durum böyle olunca tabi ki o mahalle sakinlerimize de kurallara uymama özgürlüğü getirmiyor. Fakat her ay maaşı bankamatikten çekip, evinin balkonunda sigarayı yakıp ‘Hayat eve sığar’ demekle de bu insanların karnı doymuyor.

  Erbaa’mız için geç olmadan hepimiz birbirimize yardımcı olur ve birbirimize sahip çıkarsak işte o zaman ancak virüsü yenebiliriz.

   İş işten geçmeden hareket geçmek lazım!

   Bahane değil iş, laf değil icraat üretmek lazım!

Kaynak: (KH) - KaradenizHaber Editör: Karadeniz Haber
Etiketler: ERBAA, İÇİN, GEÇ, OLMADAN...,
Yorumlar
Haber Yazılımı